Yöntem Üzerine Konuşmalar (Konuk Yazar: Hüseyin Aybar)

 “Akıl dünyanın en iyi paylaştırılmış şeyidir; zira herkes onunla öylesine iyi donatılmış olduğunu düşünür ki, başka her şeyde çok zor memnun olanlar bile sahip oldukları akıldan fazlasını istemezler.” cümlesiyle başlıyor Yöntem (Metot) Üzerine Konuşmalar. Descartes bunu söylerken gerçekten samimi mi yoksa kitabın amacına hizmet etmek için okuyucuyu kandırmaya mı çalışıyor bilemiyorum, kitabın tamamına yayılan evrensellik düşüncesi belki de kendini ilk cümleden böyle göstermiş. Kitabın Latince değil Fransızca yazılması da kitabını geniş kitlelere ulaştırmak istediğini gösteriyor Descartes’in ve başarılı da oluyor, kitap yayınlandığı tarihte (1637) tam anlamıyla bir bestseller/çoksatan oluyor. Peki, başka hiçbir kitabını eğitimsiz halk için yazmayan Descartes, bu kitabında neden böyle bir yol izlemiş olabilir?

Kitabın tam adına bakmamız yeterli; ‘Aklını İyi Yönetmek Ve Bilimlerde Hakikati Aramak İçin Yöntem Üzerine Konuşma’. Dünyanın gelmiş geçmiş en düşünceli ve iyi kalpli insanlarından biri olan Descartes, insanlara aklın nasıl yönetilmesi gerektiğini ve bilginin insan sınırları içinde nasıl en üst düzeye çıkarılabilceğini anlatmak için (kitap boyunca bunun böyle olmadığını, sadece kendi aklını nasıl kullandığını anlatmak istediğini söyler) bir kitap yazmış ve gerçekten işe yaramış da. Descartes halka bir şeyler hakkında doğru kararlar vermenin yolunu anlatırken, eğitimli kesime de şu ana kadar geliştirilen bilimin yanlış bir yöntem kullanılarak oluşturulduğunu (Aristo mantığı), bu yüzden tüm bilimin ya yanlış ya da yanlışları kapatacak şekilde geliştiğini gösterir. İşte tam da bu yüzden Yöntem Üzerine Konuşmalar hem modern felsefeye, hem modern bilimlere geçiş aşamasının en önemli eserlerinden biri olmuştur. Kim olduğuna, imkanlarına, amacına, nedenine bağlı olmaksızın hayatını yaşamak için aklını kullanmak ve bunu yapmanın temel bir metodu olduğu fikri modernite ve buna bağlı bireysel kimlik fikri adına da çok önemli bir adımdır.

Descartes

Eğitimine Avrupa’nın en iyi okullarından biri olan Jesuit Colléege Royal Henry-Le-Grand’de başlamış ve ona sürekli burada alacağı eğitimin hayatın her alanında işe yarayacak bilgiler sağlayacağı söylenmiştir fakat; eğitimini tamamladığında yaşadığı hayal kırıklığını söyle ifade eder:

 “…kendimi öyle bir şüphe ve hatalar zincirinde buldum ki kendi cehaletimden başka hiçbir şey öğrenmediğime inanıyordum. Harfler üzerine çalışmayı tamamen bıraktım. Sadece kendi içimdeki ve dünyanın büyük kitabındaki bilgiyi, gençliğimin kalanında gezerek, mahkemeleri ve orduları ziyaret ederek, farklı mizaç ve rütbelerdeki insanların arasına karışarak, kaderin karşıma çıkardığı durumlarda kendimi test ederek ve her zaman karşıma çıkan şeyden bir çıkarsama elde etmeye çalışarak aradım.”

Descartes o sıralar 30 yıl savaşlarının peşinden gittiği Almanya’da (Ulm), Bohemya-Macar kralı Ferdinand’ın Alman Kayzeri olması onuruna düzenlenen törenden dönerken kışın başlangıcı onu küçük bir konaklama yerinde alıkoyar. Çoğunluğunu sobalı odasında geçirdiği zamanını (hiçbir kaygı ve tutkunun onu rahatsız edemediğini mutlulukla belirtir) düşüncelere dalarak geçirir ve aklına gelen ilk düşüncelerden biri sanat eserleri üzerinedir:

 “…birçok parçadan oluşan ve çeşitli ustaların elinden çıkmış eserlerde, çoğu kez, tek bir ustanın çalıştığı eserlerdeki kadar kusursuzluk olmadığını farketmiştim…”

Descartes aklına gelen örneklere mimari eserlerle başlayıp, planlanmış şehirleşmelerin kendiliğinden oluşan şehirlere göre nasıl üstün olduğundan oradan da bir kesim tarafından hazırlanan yasaların, ihtiyaçlara göre yavaş yavaş oluşmuş yasalara göre ne kadar avantajlı olduğundan bahseder hatta sadece Tanrının oluşturduğu düzenin tüm diğerlerinden ne kadar üstün olduğuna kadar gider. Tüm düşüncelerden yola çıkarak şu sonuca varır:

 “Pek çok farklı kişinin kanılarından azar azar oluşan ve gelişen kitaplardaki bilimlerin, en azından kanıtları ancak muhtemel olan ve hiçbir ispatı bulunmayanların; önüne çıkan olaylara ilişkin sağduyu sahibi bir kişinin doğallıkla yapabileceği basit akıl yürütmeler kadar hakikate ulaşamazlar. Ve yine şöyle düşündüm ki, hepimiz çoçuk olduğumuz sürede, çoğu kez birbiriyle çelişen ve belki de hiçbiri bize hep en iyiyi öğütlemeyen arzularımız ve öğretmenlerimiz tarafından yönlendirildiğimiz için; yargılarımızın arı ve sağlam olması imkansızdır.”

select

Bu düşünceyle birlikte okulda öğrendiklerine duyduğu kuşkuyu hayatın her alanındaki bilgide hissetmeye başlar. Ancak sadece bu hisle hareket ederek bilinen her şeyi reddetme yolunu seçmez, hatta tam tersine gerçeğe ulaşmaya ve bunu herkesle paylaşmaya çalışır:

 “….şimdiye kadar edindiğim tüm kanılara gelince, ardından daha iyi başkalarını ya da akla uygun hale getirdikten sonra aynılarını tekrar yerlerine koymak üzere, bir kez olsun, onlara güvenmeyip bir kenara bırakmaktan daha iyisini yapamazdım.”

Bu açıklamadan anlaşılacağı üzere yapılması gereken, yanlış ve şüpheli gördüklerini yok saymak, aynı zamanda da geçerli olduğunu düşündüklerini korumaya dayanan bir yöntem bulmaktır. Burada kullanılması gereken kuşkuyla ilgili söyle der, “Kuşku duyan kişi, kimileri çürük olan ve sağlamlara da zarar veren elmayla dolu bir sepet karşısındaki birinin konumundadır. Tek çözüm tüm sepeti boşaltmak ve sadece sağlam elmaları geri almaktır.”

Günlerini kuşku duymanın sistematik bir yolunu bulmaya çalışarak geçiren Descartes, soğuk bir Ulm akşamında üstü açık bir şekilde uyurken bir dizi rüya görür, gördüklerinden yola çıkarak mantık, geometri ve cebirde kullanılan ispat yöntemlerinden esinlenilmiş bir fikir yürütme metodu ortaya koyar ve kartezyen sistemini de aradan çıkarıverir. Ortaya koyacağı kuralların çok sayıda olmasının kusurlara mazeret sağlayacağını düşündüğü için her zaman uyulması gereken 4 kural belirler:

1- Öyle olduğunu açıkça bilmediğin hiçbir şeyi asla doğru diye kabul etme.

2- İncelenen sorunların her birini, daha iyi çözümlemek için olabildiğince ve gerektiği kadar çok parçaya böl.

3- En yalın ve bilinmesi en kolay olandan başlayıp, yavaş yavaş ve derece derece ilerleyerek en karmaşık olan bilgiye yüksel.

4- Hiçbir şeyin atlanmadığına emin olmak için eksiksiz sayımlar yap ve her şeyi gözden geçir.

Bu sayıda az, işte ağır 4 kuralla oluşturduğu metot ve rüyasında gördüğü kartezyen sistemi kullanarak daha önce çözülemeyen matematik ve geometri problemlerini çözmeye başlayan Descartes, bu metodun geleceği ve alması gereken yol ile ilgili sözleriyle noktayı koyuyor:

 “Bu yöntemde beni en çok memnun eden şey, onun sayesinde,  eksiksiz biçimde değilse de, en azından gücüm dahilinde, her konuda aklımı kullandığımdan emin olmamdı; dahası bu yöntemi uygulayarak, zihnimin, nesnelerini yavaş yavaş daha açık ve daha seçik kavramaya alıştığını hissediyordum; ve onu hiçbir özel konuya bağımlı kılmadığımdan, bu yöntemi başka bilimlerin (cebir, geometri harici) güçlüklerine de bir o kadar yararlı bir şekilde uygulamayı umuyordum. Bunu yapmak için, ilkin ortaya çıkacak tüm güçlükleri incelemeye kalkışmadım; zira bu, yöntemin buyurduğu düzenin kendisine ters düşerdi. Ama bunların ilkelerinin hepsinin, henüz kendisinde kesin ilkeler bulamadığım felsefeden alınması gerektiğine dikkat ederek, her şeyden önce felsefede doğru kurallar oluşturmaya çalışmam gerektiğini düşündüm; bu da Dünyadaki en önemi şey olduğundan  ve orada en çok acelecilikten ve önyargıdan korkulması gerektiğinden, içinde bulunduğum yirmi üç yaşından çok daha olgun bir çağa ulaşıncaya kadar; hem önceden kabul etmiş olduğum tüm yanlış kanıları zihnimden söküp atmak, hem de daha sonra muhakemelerime malzeme olacak pek çok deneyim biriktirmek suretiyle bulduğum yöntemde gitgide daha çok güçlenmek için birtakım alıştırmalar yaparak kendimi buna uzun uzadıya hazırlamadan önce bu işin altından kalkmaya çalışmamalıydım.”

 

Hüseyin Aybar

huseyinaybar.ha@gmail.com

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s