2018 Kendini Anlamanın Yılı Olsun

12 Ocak 2017’de ‘2017 Kendini Anlamanın Yılı Olsun’ başlığıyla, kişisel blogumda yazdığım yazıyı aynen paylaşıyorum. O yazı çok az kişiye ulaşmıştı, umarım ki burada daha fazla kişi yararlanmış olacaktır.

2018 Kendini Anlamanın Yılı Olsun

Her sene sonu ortaya çıkan yeni sene ajandalarıyla birlikte, o ajandaları dolduran yeni yıl dilekleri, istekleri ve hedefleri de belirlenir ya; ben o listelerin ‘ödev’ olmayanına henüz rastgelmedim. Yetmezmiş gibi, bunlar kötü de ödevler, ezber odaklı ödevler. Hepsi birer yük olarak sırtlanma bedelinde olan ödevler, varlığın üzerine çıkılacak katlardan olmaya uzaklar. Ben bu nedenle bir liste, bir madde yazısı, bir ödev metni değil de; kendi meşrebime uygun, ‘kendini bilme erdemi’ni esas alan önerilerde bulunacağım. Hem kendime, hem sana-okura…

Listelerin nasıl olduğu az çok bellidir:

1976network32

  • Daha çok kitap oku.
  • Dertleri daha az kafaya tak.
  • Stresten kurtul.
  • Yurt dışına git.
  • Planlı ol.
  • Günlük tut.
  • Sevdiklerinin kıymetini bil.

Bu, esasen kişisel gelişimi de içine alan, eğitimi vermeden ödev isteme saçmalıkları silsilesinin bir ürünü.

– Stresten kurtul anacım, stres kalbe zarar, beyne zarar, her şeye zarar…

+ Nasıl kurtulayım?

– Her şeyi stres yapma işte, orasını da ben mi söyliyim yani.

Sorun ortada, lakin sorunlardan biri olan bu ‘yeni yıl listeleri’ neden bir sorundan ziyade, kişinin kendini suçladığı bir yapmayışlar döngüsü halini alıyor? Çünkü mutlu ediyor, umut aşılıyor ve bunun hazzı yapmış olmak kadar lezzetli. İnsana ‘yemiş kadar olduk’ dedirtiyor. Bunu da sürekli tahayyül ettirdiği kişi örnekleriyle başarıyor; mutsuz bir kişisel gelişimci göremezsin, yeni yıl listelerini başarısız olduğunu düşünen insanlar yazmaz. Eksiksiz hepsi ‘yeni’ hayatından çok memnun, ‘eski’den bunları yapmayan kişilerdir; ‘yeni’ hayatı çok güzel ve başarılıdır ve sen de onun gibi olabilirsin; lakin şu anda ‘eski’desindir.

IMG-6367
Lao Tse

Bunların tamamı saçmalık. Öncelikle mutluluk ve başarı göreceli kavramlardır, ancak kişinin karakteri oluştukça seçim belirginleşir ve bu seçimler de ödevle değil, eğitimle-öğrenimle olur. Her sabah 1 saat koşarsan daha mutlu olacaksın, daha çok kitap okursan mutlu olacaksın, günlük tutarsan daha iyi hissedeceksin… Hayır! İnsanın önce ne yaptığını, neden yaptığını ve bunun kendisi için ne anlam ifade ettiğini bilmesi gerekiyor. Haliyle önce kendisini tanıması gerekiyor.

Kim olduğunu kendine sorduğunda aklına ilk ne geliyor?

Manisalı olduğun mu?

Mehmet ve Ayşe’nin çocuğu olduğun mu?

Mühendis olduğun mu?

Astronot olmayı hayal ettiğin mi?

Ebru’ya aşık olduğun mu?

Kendini anlatırken, en az bahsi geçen kişinin kendin olduğunun gerçeğiyle ilk yüzleşmeni de yaşamış olursun böylece.

Bir soru daha, sevdiğin insanların hangi davranışlarını/huylarını seviyorsun?

Dürüstlük mü?

Açıksözlülük mü?

Bonkörlük mü?

Açıkgörüşlülük mü?

Güven mi?

Bu saydıklarının kaçına sahip olduğunu düşünüyorsun? Gerçekten dürüst müsün? Açıksözlü müsün yoksa seninki patavatsızlık da olabilir mi? Patavatsızlığından dolayı birini kırınca kendini mi suçlarsın, onu mu (‘her şeye de bozuluyor’)? Bonkörlük hoşuna gidiyorsa, neden bonkör davranmayasın ki? Güvenilir misin gerçekten? Kusursuz musun? Kusurların olduğunun ne kadar farkındasın? Peki, bu kusurlarını düzeltmek için param ya da zamanım yok diyebilir misin? Mümkün mü böyle bir şey?

Bir insan açıkgörüşlü olmaktan imtina edip, ‘hayır ben dargörüşlü olacağım’ der mi? ‘Dürüstlük mü? Hiç hoşlanmam…’ diyene rastladın mı?

Sorun burada işte; henüz kendimizi dahi tanımıyorken, eksiklerimizi nereden bileceğiz ki? Eksiklerimizi bilmiyorken de hangi tavsiye ya da önerinin o eksiğe uygun bir tamamlayıcı olduğunu anlayacağız? Nasıl?

Önce kendimizi tanımayı öğrenmemiz gerekiyor. O halde ilk öneriyle başlayalım:

Denemeler – Montaigne

montaigne_denemeler_2

Neredeyse 500 yılı deviren bu muhteşem kitap, insanı insana anlatan en büyük eserlerden biri olma iddiasını hiçbir zaman kaybetmeyecek. Kendi kendine acımayan eleştirelliğinden asla vazgeçmeyen, hep daha iyiyi, hep değişimi, hep doğruyu ve güzeli arayan ve bunu basitlikte arayan Montaigne, her zaman her devirde aydınlatıyor olacak bizi.

Daha kendimizi tanımıyorken Ferrari’sini Satan Bilge bize ne öğretebilir? Kendini azıcık tanısaydı Ferrari’yi satıp Hindistan’a gidip mana arar mıydı? Mana gerçekten uzak bir yerlerde, bir şeylerde mi? Durup kendini tanımanın, kendini anlamanın huzuruna ulaşmak, Everest’in zirvesiyle neden eş olsun? Bunun kolayı yok mu? Var, Denemeler…

Kendimizi tanımaya çalışırken kaçırmamamız gereken bir nokta da sosyal bir varlık olduğumuz. Toplum içinde yaşıyoruz ve sadece reel olarak değil, internette de bir toplumun içindeyiz. Yalnızlıkta dahi ya toplumun içinde topluma soyut olarak ya da toplumun dışında toplumdan dışlanarak; fakat her iki nedende de toplumun varlığını reddetmeden, onu tanımlayarak ve kabul ederek yaşıyoruz. Haliyle kendimizi tanımaya başladıktan sonra, insanları da tanımadan geçmek olmaz. Sosyal bir tanışma değil bahsettiğim, insan davranışlarını tanımak, çeşitliliğe haiz olmak, farklılığı anlamak ve farklılığın nedenlerini kavramak da gerekiyor. ‘Açıkgörüşlü ol’ demek kimseyi açıkgörüşlü yapmıyor sonuçta. Bu gerekçeyle ikinci öneriye de gidebiliriz:

Sosyal Psikoloji – Aronson, Wilson, Akert

0000000387490-1

3 sosyal psikolog, insan davranışlarının birey ve toplum ilişkisini, çocukluktan yaşlılığa kadar, dış etmenlerin eksisi ve artısıyla birlikte öyle anlaşılır, öyle eğlenceli, öyle ders vermekten ziyade sohbet etme havasında anlatıyor ki; öğrendiğin onca şey, okurken geçirdiğin keyifli zaman yanında yanına kar kalıyor.

Konuyla alakalı olarak, beyaz yakalıların sevdalısı olduğu içerik sitelerinin, içinde ne yazdığı daha başlıktan belli yazıları olur:

  • Lider ruhlu insanların 10 özelliği
  • Dikkatli çalışmanın 5 altın kuralı
  • Sosyalleşmede sıkıntı yaşayanlar için 13 süper öneri

Yine ödevler, yine başlıklar, yine sloganlar… Bunların hepsinden önce gerekli olan eğitim ve öğrenim için neyse ki Sosyal Psikoloji var. Kendimizi tanırsak, insanları tanırsak, toplumu tanırsak; o zaman ne yapmak, kiminle yapmak istediğimize daha kolay karar verebiliriz…

İnternette durmadan karşına çıkan penis büyütücü ya da %100 etkili lazer epilasyon reklamları, seninle alakası olmayan öneriler değil mi? Bu önerilerin kişiselleştirilmesi epey işine gelmez miydi? O halde kim olduğunu anlat; kimliğinde yazan değil, seni sen yapan; sosyal hayatta tanıdıklarının tanımladığı seni.

Kendini tanıma ve anlama yoluna girerken -aslında sadece film örneğiyle kısıtlanamayacak- son öneri:

Bir süre film tavsiyesi almayı bırak; zaten izlenecek ve aslında kolayca ulaşabileceğin o kadar çok film var ki… Bir kağıda en sevdiğim filmleri yaz; filmlerin yönetmeninin ve senaryo yazarının kim olduğuna bak ve sonra o yönetmen ve senaristin diğer filmlerini izlemek için not et. Yetmez, o yönetmen ve senaristin en sevdiği yönetmen ve senaristleri 5 dakikalık bir Google Search’ü ile bulabilirsin, bul. Sevdiğin bir arkadaşının önerisini, oylama sitelerindeki en çok sevilen filmleri bir kenara bırak. Filmleri sana, senin sevdiğin yönetmen neden önermesin ki? Bundan daha iyi öneri yapacak insan olur mu?

Sevdiğin işleri yapan sanatçıyı tanıdın, onun sevdiği sanatçıları tanıdın, oradan kendi sevdiklerini geliştirdin; arama yapmanın ve keşfetmenin hazzına vardın, bunu sürekli okuyarak yapıyor olman okuma devamlılığını arttırdı ve sürekli keşfetmek üzerine kurulu olan bu müthiş evrene adımını attın…

Bırak artık ödevlenmeyi; keyfini sür, tadını çıkar. Sen, olmanı istedikleri kişi olma; olmak istediğin kişi ol. Ama önce kimsin? Bu soruyu cevapla…

2018 Kendini Anlamanın Yılı Olsun…

5 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s